amerika gezisi 2012 toronto ca.


Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree5Likes
  • 1 Post By sir.altan
  • 1 Post By sir.altan
  • 1 Post By sir.altan
  • 1 Post By sir.altan
  • 1 Post By sir.altan

Konu: amerika gezisi 2012 toronto ca.

  1. #1
    Senior Member sir.altan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2017
    Bulunduğu yer
    sydney
    Yaş
    73
    Mesajlar
    404

    amerika gezisi 2012 toronto ca.

    .part.one..2012 yilindada amerika ve kanada icin bir gezi programi yapmistim,gidis donus 21 gun,daha uzun olsa daha guzel bir tatil olabilirdi,tatil icin zamanim cok ama param az,emekli maasimizdan bir seyler biriktirdikce geziyoruz...Bu gezimiz los angeles sehri uzerinden basladi,ilk durak 14 saatlik ucustan sonra los angeles oldu,burda konaklamayi dusunmedigim icin ayni gunde kanadanin toronto sehrine gitmeyi planlamistim,sabah saatlerinde los angeles e indik,gumrukten gectik,valizimizi alip baska bir bolume verdim,amerikaya resmen giris yaptik,iki ucak arasi zaman cok az, zar zor kanadaya gidecek ucagin terminalini bulduk,burdada cok sert bir security kontrolundan gectik,ucagin yolcu almasina cok az bir zaman kala yetistik,neyse ucaga bindik,kac saat uctugumuzu bilemiyorum,cam kenarindan asagilari seyrettim asagi yukari kitayi karsidan karsiya gecer gibi olduk,ucagimiz atlanta hava alanina indi,burdanda baska bir ucaga aktarma olacakmisiz,atlantaya gelirken havadan gordugum manzaralar cok guzeldi, daha gerilerde col gibi yerlerden gectik,belki grand canyon olabilir..
    ...Atlanta hava alaninda yine bir telas,ucak inis ve kalkis tabelalarina bakiyorum,kapi numarasini buldum,bir merdivenlerden asagi indim,bir suru kapali kapi var yolcu salonu filan gorunmuyor,baktim bir kapi acildi bir kac kisi cikti,kapilarin arkasinda istasyon varmis daldik iceri,terminaller arasi tren,tren geldi atladim,ama ne tarafa gittigimi bilmiyorum,bir gorevli tekerlekli sandalye ile yolcu tasiyordu trenin icinde,ya ben buraya gidecegim dogrumu gidiyorum acaba diye sordum,adam ters tarafa gidiyorsun,ama uzulme bir istasyon sonra bu tren geri gidecek inme dedi, tesekkur ettik,trenle geri donduk,ucagin kalkacagi terminali bulduk,ic hatlar oldugu icin fazla bir arama tarama olmadan boarding yerine geldik.
    ....Atlantadan yukari dogru ucmaya basladik kuzeye dogru,kac saat uctuk pek aklimda kalmadi ama toronta hava alanina indigimiz zaman saat gece 9 veya 10 filandi,gumrukden gectik neseli bir bayan gumruk memuruna rastgeldik,bir hafta kalacagim deyince ya cok az bu kadar zamanda bir sey goremezsin,sonra yine gel dedi,arama tarama olmadan disari ciktik,otele gidecegiz,taksi sordum 60 dolar filan dedi. bir kosede shuttle kulubesi var,otellere birakan dolmuslardan,eh gidis donus iki kisi kac para dedim galiba 89 dolar filan dediler,biraz pahali ama taksiden daha ucuza geliyor,nakit para almiyorlarmis kredi karti ile ucreti odedim 15 dakika sonra minubus geldi bir iki yolcu daha vardi,bizi sehir merkezine getirdi,burda inin sizi baska araba alip otele goturecek dedi,her halde telsizle baskasiyla konusmuslar,sistemleri oyleymis yolculari sehir merkezine getiriyorlar ondan sonra baska araba dagitim yapiyor,yanimiza uzun boylu bir zenci geldi sen bizimsin atlayin arabaya dedi,baska kucuk bir munubus,bir kac dakikada otele getirdi,galiba gece saat 12 ye yakindi otele geldik derdimizi anlattik,daha evvelden yer ayirtmistik,cok luks olmamasina ragmen en sevdigim otellerden biriydi,icinde her seyi olan tek odali apartman dairesi gibi yer verdiler.lobideki bir forum verdi bunu doldururmusun dedi,yaf elimde kalem tutacak hal kalmamis,evden cikip kanadadaki otele gidene kadar kac saat gecti bilemiyorum,amerikada saat farklari var kanadada saat farklari var.zar zor forumu doldurdum,guvence olarak kredi karti kopyasini aliyorlar,yani otele bir zarar verirsek paralarini alsinlar diye.
    .....odamiza gecince bir dus alip yataga serildik,bu yorgunlukla ben 24 saat uyurum diye dusundum.Torontoya gitmemin baslica maksadi bir dunya harikasi olan niagara selalesini gormek icindi.
    .....her ne kadar yorgun olsakda gezmeye geldik,uyumaya degil, sabahleyin kalkinca bir seyler yememiz lazim,asagiya inip lobideki gorevliye en yakin super marketi sordum,tarif etti,biraz asagiya inip sol tarafa donduk,ya yong street olacak ya da work street,4-5 dakika yurudukten sonra marketi bulduk koca bir super market,hem kahvaltilik hemde ogle ve aksam yemekleri icin bir seyler aldik,fiatlar fena degil,o zaman kanada dolari ile ozi dolari arasinda bir cent filan fark vardi,o yillarda kanada vize istemiyordu,kapidan giriste 3 aylik vize basiyordu.Markete gidiyoruz ana cadde, yolun karsisinda da baska bir market var,aha o gun maraton varmis ana yol trafige kapanmis millet yolda kosuyor kimisi hizli kimisi yavas yavas,karsidan karsiya gecmek icin 10 dakika filan bekledik sayilir.
    ..arkasi gelecek.
    Konu sir.altan tarafından (24-07-2018 Saat 03:52 ) değiştirilmiştir.
    selin likes this.
    ...YOU WILL NEVER WALK ALONE...

  2. #2
    Senior Member sir.altan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2017
    Bulunduğu yer
    sydney
    Yaş
    73
    Mesajlar
    404
    part.two..evdede olsak tatildede olsak gunler cabucak gelir gecer,kanada gezisi icin 6 gun zaman ayirmistim,evde oldugumuz zaman belirli bir tarihte yapilacak isimiz yoksa gunleri saymayiz ama tatile gittigimiz zaman ah iste 5 gun kaldi iste 3 gun kaldi deriz.Sydneyden cikip kanadanin toronto sehrine gelene kadar gercekten yolculugumuz yorucu gecti,bir kac hava alaninda aktarma,daha sonra saatlerce ucak icinde oturmak,bazi insanlar ucak havalaninca gozlerini kapayip uykuya dalarlar,bende yolculukda hic uyuma sansim yok.amerikaya giderken bir gun kazandigimiz icin,sabahleyin birinci gun diye saydik..
    ....marketten yiyecek bir seyler aldiktan sonra otele donduk,kahvaltimizi ettik,otelimiz ara sokakdaydi,camlardan bakinca pek gorulecek manzara yoktu ama dedigim gibi icinde her seyi olan tek odali bir daire gibiydi,geceligide 120 aud oldugu icin,cok memnun olduk,sabahlarida kapiya kucuk bir torba icinde gazete birakiyorlardi.
    ..yanima harita almadan yan sokakdan bir caddeye ciktik islek bir cadde,bir kosede dukkan var drug store diye tabelasi var,anladigim kadariyla eczane olmali,bakiyorum icerden cikanlarin ellerinde koca torbalar var,allah allah diyorum,daha sonra ogrendim,bir cok marketler hem eczane hemde super marketmis.
    .....yolumuzun uzerinde bir armani X Magazasi gorduk daldik iceri kizlardan biri t -shirt istemisti,hmmm baktim fiatlar amerikadan daha pahali,magaza alisveris merkezinin kosesinde,bizde bir kapidan girip baska kapidan diger bir caddeye cikmisiz,bir hayli yuruduk ondan sonrada kaybolduk,otelin sokagi aklimda yok,bu arada bu cadde uzerinde kocaman bir alis veris merkezi var,daldik iceri..eaton center olacak kocaman bir yer,bir hayli dolastik,geri donuyoruz,otel nerdeydi hangi sokaktan gidecektik,bir hayli sokak dolastik,aklimda ne otelin ismi var ne de sokagin ismi,otelin sokagindan caddeye cikarken king street gozuma carpmisti,sora sora king streeti bulunca otelide bulduk,lobide hemen bir harita sordum,verdiler,bundan boyle nereye gitsem cebimden harita eksik olmaz,bir sefer izmirdede yollari karistirmistim,otelin sokagini bulana kadar gobegim catlamisti.
    ....toronta caddelerinde gezerken insanlara dikkat ettim,burasida gocmenlerin cok olduru bir ulke fakat baktim insanlar bir birlerine cok saygililar,caddede yuruyouz dazlak bir genc, kiza takiliyor belki erkek arkadasiydi,kiz istemiyor,kiz yuz vermiyor,biraz ilerde adam kizi yine binanin onune SIKISTIRMIS,kizin yuzu kizarik, o sirada iki siyahi kadin geciyordu,kizi oyle gorunce adama bir cikistilar,adam arkasina bakmadan toz oldu,kizi da aralarina alip yuruduler,helal olsun dedim icimden.torontonun caddeleri cok temiz,yine sokaklarda amerikadaki gibi yatan dilenen insanlar yok,bir kosede bir adam mendil acmisti,baktim iki polis hemen adami kaldirdilar,bir kac soru sordular ve adami uzaklastirdilar.ilk gunumuz eaton alis veris merkezi ve yakininda gecti..torontoya geldigimiz zaman mayis ayinin 6 siydi havalar henuz isinmamisti,buna ragmen cok kalin olmiyan bir ceketle dolastik,tabiki sabahlari biraz serin oluyordu.
    .....ikinci gun ilk gittigimiz super marketin civarlarini dolastik,cok uzun bir cadde,super marketten ilerde birde farmers market var,oraya gidiyorduk galiba pazar gunu oldugu icin kapaliymis,yan bir caddede pazar gibi bir sey gorduk daldik oraya burdada antika seyler icin pazar kurulurmus,bana yariyacak antika bir sey bulamadim,bulsamda antika diye servet istiyorlar,bir nevi eskici pazari..
    ....haliyle toronta cok buyuk bir sehir,her muhitini gorme imkanimiz yok,toronto ic bolgede kaliyor ve kocaman bir gol var....Sabah kahvaltisindan sonra sehir merkezine dogru yuruyus yaptik hemen hemen yarim saat veya biraz daha fazla,gol kenarina geldik,karsilarda gol icinde bir ada var,bir kenarda iskele var bu adaya tekneler isliyor,iskele gisesine gittim tekne ne zaman kalkiyor dedim bayan biletci 10 dakika sonra kalkacak dedi,bana senior ucuz bilet verdi hatuna tam bilet,kucuk bir tekne bir nevi arabali vapuru gibi iki araba bir kac yolcu sabahin erken saatinde adaya ciktik.Ada insanlarin yasamadigi eylence merkezi olarak kullanilan bir ada,butun hareketler haziran ayinda baslarmis,tekne bizi adanin uc kismina birakti,ahhhaaaa etrafta kimse yok,park iscileri var bahce duzenlemesi yapiyor,yol kenarlarinda tabelalar var bir kac daha iskele varmis onlari gosteriyor,kucuk bir kule vardi cikmadik,gol kenarinda adada plaj da var tabi sezon degil,kimseler yok,guzel cicekler agaclar arasindan gectik luna park gibi park var henuz bos,havuz var henuz bos,cok guzel bahce duzenlemesi yapmislar,cickler arasinda cok resimler cektim,bir saat kadar yavas yavas yurudukten sonra yine bir bahcevana rasgeldim yaf iskele ne kadar uzakta diye sordum, adam burdan gidersen bir kac dakika dedi,anladigima gore bir hayli yurumusuz.
    .....iskeleye geldik biraz sonra tekne geldi bosaldi biz bindik,ada bos olmasina ragmen insanlar geliyorlar,guzel yaz gunlerinde bu adada olmak isterdim diye dusundum.
    tekneyle geriye donduk, donuste galiba iki iskeleye ugradik.geldigimiz iskeleden sag tarafta biraz ilerde gol uzerinde kucuk bir hava alani var,kucuk ucaklar icin,bir tane kapali stad var ya amerikan futbolu oynaniyor ya da buz hookeyi,stadin biraz ilersindede kocaman bir kule var.NC tower
    ....yuruye yuruye kulenin dibine geldik,buraya kadar gelmisken kuleye cikmadan geri donmek olmaz deyip iki bilet aldik,bir hayli yuksek bir kule,bir bayan gorevli asansorle yukari cikariyor taban cam,yukariya cikmak cok kisa bir zaman bu arada gorevli kiz kule hakkinda bilgi veriyor,robot gibi gozlerini kapayip ezberledigi seyleri soyluyor.
    ..arkasi yarin.
    Konu sir.altan tarafından (24-07-2018 Saat 03:52 ) değiştirilmiştir.
    selin likes this.
    ...YOU WILL NEVER WALK ALONE...

  3. #3
    Senior Member sir.altan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2017
    Bulunduğu yer
    sydney
    Yaş
    73
    Mesajlar
    404
    part three..konuyu amerika gezisi diye acmistim,gercek olarak bir amerika gezisiydi bu arada kanadadan bir kismi gorelim demistik,kanada guzel ulke temiz,insanlar saygili,2016 yilindaki gezimdede vancouver sehrine gitmistim,zaman buldukca amerikada bulundugum sehirleri anlatmaya calisacagim.
    ..kanada cok buyuk bir ulkedir topragi coktur, australya gibi ingilterenin kolonisidir, basbakanlari vardir reisicumhurlari yoktur,general gowerner diye bir kisi secilir veya hukumet tarafindan atanir,bu kisi bir nevi cumhur reisi gibidir,gelen giden devlet buyuklerini agirlar,meclisin acilisina ve kapanisina gelir,ingeltere kralliginin temsilcisidir,icabinda hukumeti atma yetkisi vardir,fakat bu cok nadir olan seylerdendir.
    ....kanada toprak bakimindan buyuktur uzerinde eyaletler ve provinceler vardir,hemen hemen 10 tane eyalet diyebilirim, baslicalari.british columbia.ontario,qubeck,qubeck eyaletinde genellikle fransizca konusulur,kanadanin bassehri ottawa dir.diger eyaletler alberta,nova scotia,baslicalarindandir,montrealde onemi sehirlerden biridir.kanadanin en yuksek sinirindan sonra amerikanin alaska ayaleti vardir,alaskaya gitmek icin kanadayi bastan basa gecmek lazimdir.kanadanin ic bolgelerinde iscilere iyi maas verilir, ama sifirin altinda cok soguk hava dayanacak insanlar icindir.

    ....toronto sehir merkezinden gol icindeki adaya gitmistik ordan geri gelip yururken kulenin onune geldik,haydi cikalim dedik bir hayli yuksek kule,bir kisminda kafeterya lokanta var,kule uzerinde cok resimler cektim,bir kapidan da acik havaya cikiliyor,tabi demir korkuluklar tel orgu var,birazda camsiz bolgeden resim cekeyim dedim ama bir ruzgar bir ruzgar,fazla duramadim....down town denen sehir merkezinde gok delenler var,bir cok da insaat devam ediyordu.
    ....hawaide otel hizmetlerine filipinliler vardir, california bolgesinde hep meksikalilar,kanada ise hep hindistan kokenli insanlar gordum,malum kucuk ticaret olarakda dukkan sahipleri hep cinli,akilli insanlar ticareti iyi biliyorlar.toronta caddelerinde cok dolastim, cok resimler cektim,yakin kasabalara gitme sansim olmadi,degisik ana caddelerde kaybolmadan dolastim...en cok hosuma giden sey arabalarin insanlara yol vermesi,yaya gecidi olmasa bile yolda birisi karsidan karsiya geciyorsa araba durup sahisin gecmesini bekliyor,yaya gecitlerinde dahada geride duruyorlar.
    ....Torontoya gelince niagara selale programim vardi ama nasil gidecegimi dusunmemistim,evdeyken incelemistim tren vardi ama daha evvelden bilet almak lazimmis,neyse oteldeki lobi gorevlisine selaleye goturen tur varmi diye sordum,bakti var dedi,fiatini soyledi,tamam yarin icin ayarla dedim,aksamlari biraz serin oldugu icin pek disari cikmayip otel odasinda tv seyrettik,biz australyada tavuklar gibi erkenden evimize cekiliriz,sehir merkezleri haric carsilar yollar bos olur,saat 5,30 da dukkanlar kapanir,bu sistem beynimize yerlesmis hangi ulkeye gitsem saat 17,00 olunca benim icin gun bitmis gibi oluyor.
    .....lobi gorevlisi odaya telefon edip sabahleyin o saatte selale icin gelip alacaklarini soyledi kisi basi galiba biraz 100 dolarin uzerindeydi.sabahleyin kahvaltimizi edip beklemeye basladik,bir munubus geldi,bizi aldi,rehber yasli hindistan kokenli,nerdensin filan deyince turk kokenli australyaliyim dedim,gaiba o aylarda bizim basbakan kanadaya gelmis,adam hemen teyyip erdogan dedi,munubus bir kac yer dolasip bir kac yolcu daha aldiktan sonra toplanma merkezine getirdi, burda bir otobuse bindik,rehber ayni rehber,daha evvel otobus soferiymis emekli olmus evde duramayinca rehberlige baslamis,ucretlerimiz odedik,kucuk naylon bir sirt cantasi verdiler icinde bir muz ve bir cikolata bar,sofor geldi buda sarikli turbanli sih hindistanli,galiba 20 yolcu oldu otobus hareket etti zanned3ersem 90 km lik yol arasira rehber anlatti,bazi guizel yerlerden gectik bazen fabrika bolgelerinden,,,gruptaki cogunluk australyaliymis kimileriyle sohbet ettik,bir aile bizim mahallede oturuyormus sonra bildigim uzak bir bolgeye tasinmislar.
    ...niagara sellalesine gelmeden evvel uzum baglarinin bol oldugu bir bolgeden geciyoruz otobus bir saraphanenin onunde durdu indik saraphaneye girdik,acilmis sarap siseleri kucuk bardaklar,sarap testi yaptik,ben bir iki kucuk kadeh ictim,burdan sonra baska sehirler gidecegim icin yanimda sarap tasima imkanim yok,sarabin nasil yapildigina dair video seyrettik resimlere baktik,kimi yolcular sarap aldilar.
    ...arkasi yarin.
    Konu sir.altan tarafından (24-07-2018 Saat 03:53 ) değiştirilmiştir.
    selin likes this.
    ...YOU WILL NEVER WALK ALONE...

  4. #4
    Senior Member sir.altan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2017
    Bulunduğu yer
    sydney
    Yaş
    73
    Mesajlar
    404
    .part.four...
    ....niagra selalesine giderken gercekten guzel yerlerden gectik, o bolge bagciliga elverisli olmali,bir cok uzum baglari gorduk,kanada soguk memleket birde oralarin karlar halinde olmasini gozlerimin onune getirdim.saraphane ziyareti bitince tekrar otobuse bindik ve meshur selalenin yanina geldik,oteller var hediyelik shoplar var, restaurantlar var.otobus soylece bir selalenin etrafinda dolastirip carsi icinde bir lokantanin onune getirdi,otobus camindan pek resim cekemedim,eee efendim yemek saatiymis,her kes kendi cebinden yemek yiyecek,boyle yerlerde bir tabak yemek icin iki tabak yemek parasi alirlar,biz zaten disarda yemek yiyemiyoruz..kameralarimi alip selalere dogru yurumeye basladik yakin mesafedeler,yalniz iki tane selale var,bir tanesi at nali seklinde ismide horse shoes selalesi diye geciyor,selaleye bir hayli yaklastim ama su buharlasiyor ve uzerimize yagmur gibi yagiyor,fazla yaklasip resimler cekemedim.diger selalede cok buyuk,her ikisinden dakika kac ton su aktigini allah bilir.selalerin aktigi yer dere gibi oluyor dere yahut nehir 45 metre filan asagilarda kaliyor.ikinci selalenin dibine kocaman kocaman kayalar koymuslar her halde hizli akan su topragi eritiyor,
    .....nehirin uzerinde bir kopru var,adi rainbow bridge,yani gunes kusagi bazi gunlerde yagmur yagar ve gokyuzunde bir kac renk kusak serit olusur..bu nehir amerika ile kanada siniri,bizim tarafimizda kanada gumruk kapisi var karsi tarafta amerikan gumrugu,karsi tarafta amerikali turisler
    selaleyi ziyarete geliyor bizim tarafta kanada.yani kanadaya gitmedende newyork eyaletinden selaleye gidilir.....
    ....bir zamanlar istanbuldaki bogaz koprusunden atlayip intihar etmek moda olmustu,kopru cok siki guvenlik kontrolu altinda oldugu icin,intihar edeceklere pek firsat verilmiyor,bu niyagara selalesinden intihar etmekde bir modaymis,10.000 dolar cezasi var tabi atlayipda sag cikarsa, o gunlerdede biri asagi kendini birakmis bir kac saat sonra bir hayli uzakta baygin olarak bulmuslar,cok sansliymis, o selaleden atliyanin yasama sansi coz azdir.
    ...kopruye yakin yerde bir duty free shop var,yani aldigimiz seyler gumruksuz oluyor,icerde tuvaletde varmis girdik iceri ihtyacimizi giderdik,uzerinde canada yazan bir ceket beyendim polar ince bir sey, fiati fena degil,ben turistim pasaportlarimiz otelde,bu ceketi alabilirmiyim dedim,satici bayan hayir olmaz,burdan alinan seyle dogru kopruye gecip amerika ya girmeniz lazim dedi,ya iki gun sonra zaten newyorka gidiyorum dedim,bayan imkansiz dedi,hava alaninda aynisi var ordan alabilirsin dedi,saglik olsun dedik,biraz ilerde hediyelik esya satan bir magaza vardi,oraya girdik,54 dolara biraz degisik bir ceket aldim sirf hatira olsun diye.
    ....yemek molasinda rehberimiz bu saatte burda olun demisti,bizde resimler cektikten sonra otobuse gittik herkes bindi ve selalelerin yakinina bir yere park ettik,ben buyuk kamerayi birakip kucuk kamerayi aldim,bir bina onune geldik,rehber herkese bir bilet verdi ve yol gosterdi,koca bir asansorle nehir kenarina indik,burda kucuk tur tekneleri var,tekneye giderken birer ince uzun yagmurluk verdiler,tekne hareket etti,once duz akan selalenin yakinina geldi,ayni tur amerikan tarafindanda yapiliyor,ben yine bir cok resim cektim,daha ileri gidip ana selaleye yaklastik,yaklastik ama havadan yagmur yagiyor,selale sulari uzerimize geliyor,kucuk bir olympus cameram var,bir vatandas buldum hemen hatunla ikimizin resmini cek dedim,adam kamera islanir dedi,bos ver dedim,iki resim cekti,bizim yagmurluklarda su gibi oldu,her iki selalenin civarlarinda tur yaptiktan sonra yine kenara geldik karaya ciktik,cok heyecanli bir tur oldu.disarlarda bir yerde otobusun gelmesini bekledik,geldi aldi bizi yol uzerinde bir kasaba varmis oraya ugradi,carsi icine otobusleri almiyorlarmis minubus ile geldik, fazla bir sey yok,bir kac cafe ve restaurant- hediyelik shoplar kuck bir ana cadde, alacagimiz bir sey yok ,saat 17.00 munubuse gelin demislerdi gittik ordan otobuse ve donus basladi,sohbet ederek torontaya geldik,bizi otelimize biraktilar.torontada guzel bir gun daha gecirmis olduk..
    .....biraz dinlenip biraz carsilari gezdik filan derken birde baktik toronta tatili bitmis bile,carslilari dolasirken galiba eaton centerde yahu buralarda hardware shop yokmu diye sordum,bir nevi beyaz esyalar nalburiye el aletleri filan satan magaza, aklimda kaldigina gore galiba red tyre gibi bir yer soylediler,mutfak esyalari filan var, ,shop yakinmis bulduk icerde gezerken hatun 3 parca olcekli cam surahi gordu fiati da yariya inmis,ille alalim bunlari dedi, ucu 6 kilo geliyor,neyse aldik,taa sydneye gelene kadar hep sirt cantamda tasidim,bir tanesinin birazcik agzinda kenari kirilmis,neyse eve gelince ince eye ile eyeliyerek el kesmiyecek duruma getirdim,bu surahiler bizle beraber newyork,miami,los angeleside gezdiler.
    ..arkasi yarin
    selin likes this.
    ...YOU WILL NEVER WALK ALONE...

  5. #5
    Senior Member sir.altan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2017
    Bulunduğu yer
    sydney
    Yaş
    73
    Mesajlar
    404
    part five...son olabilir.
    ....cok az bir zaman canadada kalmama ragmen ulkeyi beyendim,2016 yilindada yine amerika uzerinden vancouver sehrine gitmistim,orasida cok hosuma gitmisti,ne varki cok sicaklara kalmamak icin erken gidiyorum ve biraz usuyoruz,vancouver sehrinde maalesef cok tad alamadik, yagmur vardi,hatun usutup otelden cikamadi,agiz tadiyla vancouveri gezemedik, bilhassa victoria adasi varmis gormek isterdim,tabiki her sey kismet....australyada yasamadan evvel kanadaya gitme sansim olsaydi hic tereddut etmezdim,kismet australya oldu,burda yasadiktan sonra,amerikayida istemem kanadayi da.kanada biritish kolonisi oldugu icin sosyal yardim hizleri amerikadan daha ustun,biz uzun yillar ilik bir ulkede yasadigimiz icin artik soguk memleketlerde yasamak zor gelir.
    ....kanadanin cok gezilecek gorulecek sehirleri, golleri ve daglari vardir,gezmek icinde sosyal imkanlarin iyi olmasi lazimdir, turkiyede bile gezmek icin ve memleketi gormek icin para ve zaman lazimdir,bir kac tur a katilmistim baktim insanlar hep kredi karti borcu ile tur yapiyorlar eh simdi gezelim borcuda yavas yavas oderiz gibi..anlatmak istedigim insan kendi vataninda bile dogru durust gezemiyor,yani maddi imkansizliktan tabi.
    .....kanadanin meshur rocky mountains daglari vardir cok meshurdurlar,otobus turlariyla gidilir ayrica tren var bir nevi tur treni gibi,doyum olmiyacak manzaralar arzediyorlar, daglarin tepelerinde hala glacier buzullar var,asirlardir erimeyen buzlasmis yerler,doga da bir isinma var yavas yavas bu buzlarda eriyor,bu daglarin eteklerinede gitmek isterdim ama,bazi saglik sorunlari filan var.
    ....Toronto sehrinde niyagara selalerini gordum,dunyanin en buyuk sayili selalerinden biri gercekten doga harikasi,magazinler icin resim cekip yazi yazan birisi olsaydim tabiki ballandira ballandira anlatirdim,ama maalesef bende oyle ballandira ballandira anlatacak karakter yok,computerin basina oturunca aklima ne gelirse oyle yaziyorum..Evet toronto guzel bir sehir bazi parklarda sincaplar dolasiyorlar,agactan agaca kosuyorlar bazilari insanlara alismislar.guzel temiz parklar var..ayrica her butceye uyacak magazlar var, eaton centerde dolasirken kucuk bir dukkanda bir motgomer gormustum,acik renk cokda hosuma gitmisti orta yasli dukkan sahibi veya tezgahtar,takim elbiseli kravatli filan, affedersiniz bu spor ceketin fiati ne l kadar diye sordum,hmmm o ceket 750 dolar dedi.
    ....bu gezimin ikinci ayagi newyork sehri olacakti,iste goz acip kapiyana kadar torontada 6 gun geciverdi,boyle gezilerde zaten bir gun yollarda geciyor.sabah erkenden kahvaltimizi edip lobiye indik,oda anahtarini teslim ettik,galiba ucak sabah saat 9.00 da filan kalkacakti,munubus gelip bizi aldi,yine sehir merkezindeki toplama yerine goturdu ordanda hava alanina gidecek buyuk munubuse bindik,sehir merkezi ile hava alani arasi arabayla yarim saat filan,kisa bir yolculuktan sonra hava alaninda olduk...delta ucak sirketine bagli bir ucagin check in yerine gittik,sirada fazla kimse yoktu check in de yine turbanli bir sih memur var valizi verdik,valiziniz bir kilo filan fazla bir daha ki sefere biraz daha azaltin dedi,bazi hava yollari 23 kilodan fazla agir valiz istemiyorlar,valizi verdik iceri girdik,gumruge geldik,gumrukculer amerikali,pasaport kontrolu filan derken memur yine amerikaya girisi vizesi vurdu,kanadadan amerikaya gecerken amerikaya giris yapiliyor,amerikaya ulasinca ic hatlarmis gibi serbestce cikiliyor.
    ....bizi newyorka goturecek ucagin bulundugu kapiya geldik,biraz erken gelmisiz kendi hazirladigimiz sandovicimizi yedik,bir yerden kucuk bir ucak geldi yanasti yolculari bosaltti,kuyruk kisminda iki tane motor olan kucuk ucaklardan,saatimiz gelince ucaga alindik,yaf kendimi sehirler arasi otobuste zannettim kucuk bir ucak basimiz adeta tavana deyecek gibi,bir plot birde asyali bayan hostes,toronto new york arasi kiza bir yolculuk olacak.
    ....toronto macerasi burda bitti,ilerde cekmis oldugum resimleri yuklerim,ilgi duyup okuyanlara tesekkurler.
    selin likes this.
    ...YOU WILL NEVER WALK ALONE...

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •