…….Kapadokya’ya dogru.
Hep resimlerden veya dokumanter televizyon filimlerinden gorurdum Kapadokyayi.., Peri bacalarini ve magara gibi yamaclara oyulmus kiliselerini cok merak ederdim..Resimlerden veya tv,den gormek baska oluyor, birde oralara gidip, dolasip inceleyip insanin kendi gozleriyle gormesi ve tarihleri hakkinda bilgi almasi tabiki cok cok degisik bir sey oluyor..
……Turkiyeye tatile giderken kendime gore bir program hazirlamistim,suraya giderim buraya giderim diye, birde ne varki haritayi elimize alip baktigimiz zaman gidecegimiz yer gercekten cok uzakmis gibi gozukuyor,ama gitmek gormek, ogrenmek isteyen kisiler icin bu yollar o kadar uzun gelmiyor tabi.
…..Evet Kapodokya gezisinide yapmis oldugum programin icine soktuk ve turkiyedeki ilk gezim Kapadokya ,ya oldu, havalar isinmadan gittik geldik, yaz aylarinda oralari 40 derecenin uzerine cikarmis diye duymustum.Sansimiz varmis hava cok guzeldi, sadece bir gun onbes dakika kadar sagnak yagmura yakalandik..
……Persembe gecesi saat 12.00 Ets, tur otobusu Kadikoy evlendirme dairesi otoparkindan hareket etti, $ehirden siyrildiktan sonra rehberimiz once kendini sonra kaptani ve transport gorevlisini takdim etti, yine hepsine kuvvetli bir alkis verdik, biraz sonra kutu icinde yiyecek ve icecek verildi,gece karanligi icinde yola devam ettik.Bolu Gokdemir tesislerinde ilk 45 dakikalik molamizi verdik, sonra yine yola devam. Ettik. Ankarayi icinden gectik hatta bir yerde iki bayan yolcu alindi, bundan sonraki molamiz, Aksarayda Orhan agacli tesislerinde oldu, kimileri sabah kahvaltisi ettiler,…Kahvaltidan sonra gezimiz basladi. Ilk durak bir krater golu olan Narlikuyu krater golune gittik, sabahin erken saatinde bir hayli ayazdi, ceketlerimizi giymeye mecbur olduk, burda resim cektik kayit yaptik…Selcuklardan gunumuze kalmis olan Agzikarahan kervansarayi,daha sonra tepesidelik han ile Alayhani,nida panaromik olarak gordukten sonra…..….Burdan Hititler zamanindan kalma derin kuyu sehrine girdik, topragin altinda adeta oyma bir saray, tam yedi kat, don don asagiya dogru iniyorsun, icinde ambarlar, ahirlar, su kuyusu bile var, bazi kemer kapilari cok alcak egilmeden gecilmiyor, icersi guzel havalandirildigi icin temiz hava var astimlilar icin filan bir tehlike yok. Her odada rehberimiz bir seyler anlatiyor. Kuyunun derinligi dahil tam 55 metreye kadar iniliyor, yani topragi kaza kaza dusmanlardan korunmak icin bir sehir yapmislar, akil kari is degil yani..

……Burdan sonra otele yerlesiyoruz, odalarimizi buluyoruz, verilen serbest zamandan sonra tekrar otobusumuze biniyoruz, Bir yerde oglen yemegi yedikten sonra sehiri kus bakisi gormek icin Uchisar kalesine cikiyoruz, resimler cekiyoruz, kimileri hediyelik esyalar aliyorlar, pazarlik yapmasini bilmezseniz, kazi kazi kaziklan olunuyor,.daha sonra kus saraylari ile meshur guvercinlik vadisini ve uclu birlesik ve tek peri bacalari ile meshur olan pasabag mevkisini geziyoruz, tabiki gezi olurda alisveris olmazmi, Onyx atolyelerinde tasin tarihcesi ile ilgili bilgiler aliyoruz, yesil islenmis taslar ve gumus esyalar satiliyor, tabiki kapidan iceri girince caylar ve drinkler hemen ocaktan oluyor, bir gumus alyans sordum, 55 ytl dedi, almadim, geri donunce istanbulda aynisini 20 ytl.ye aldim.Burdan Dervent,e hareket ediyoruz, Kayalarin ve peri bacalarinin hayvan seklinde erozyana ugradigi bolgeyi goruyoruz, gercekten peri bacalari bir doga harikasi milyonlarca yilda bu hale gelmisler,,Burda birinci gunumuz bitiyor, otele geliyoruz, banyomuzu aldiktan sonra asagiya yemege iniyoruz, Otelin adi Perissia cok guzel bir otel, bu otelde kalmak icinde adam basi her gece icinde extra 50 ser ytl verdik..
……..
…….Yeni bir gun basliyor, Sabah kahvaltisindan sonra uc guzeller peri bacasini goruyoruz,,, 40 kapi 4 makam felsefesi ile egitim veren dergahlarin en buyugu olan Haci Bektas veli dergahini gezmeye basliyoruz, ilk olarak ana kapidan girerek ucler cesmesinin onunde duruyoruz, resim cekiyoruz, rehberimiz anlatiyor, sonra ikinci kapidan gecerek Nadar avlusuna giriyoruz, burda aslanli cesmeyi gordukten sonra yemekhane ve meydan evini geziyoruz, icerde bir cok resimler cekip, kayit yapiyorum..Burda isimiz bittikten sonra bir tepeye cikiyoruz, burda delikli kaya var, bir tarafindan kucuk bir kapidan iceri giriliyor, tavandaki kucuk bir delikten yuzunuz kayanin icine baker vaziyette bu delikten kendinizi disari cikariyorsunuz,. Efsanaya gore birisi buraya cile doldurmaya girmis sonra yumrugunu magara tabiri kayanin tavanina indirmis delik acmis ve ordan cikmis, bir cok kisiler ayni seyi yaptilar fotograflarini cektim, ama ben kendim cesaret edemedim. Tepedede bir ozanin heykeli var kim oldugunu hatirliyamiyorum
….Tekrar Kapadokya bolgesine donuyoruz, bu sefer bir hali imalathanesine ugruyoruz, caylar kahveler ikram ediyorlar, sonra atolyeye giriyoruz, burda bir kac bayan hali dokuyor, onlari goruyoruz..Ipek kozolarinin nasil islendigini gosteriyorlar ve bizi show odasina davet ediyorlar, duvar kenarlarindaki siralara oturuyoruz, basliyorlar halilari ayaklarimizin altina sermeye. Ipek halilar yun halilar yuzlerce haliyi aciyorlar….Burdan sonra oglen yemegi yiyoruz,, sonra goreme acik hava muzesine hareket ediyoruz, ilk olarak St basil. St Barbara Elmali yilanli yemekhane, carkli tokali kiliselerini geziyoruz, kayalarin icine oyulmus kiliseler,tepelerinde peri bacalari var,buralardan ayrildiktan sonra saraplariyla meshur Turasan sarap mahzenlerini geziyoruz sarap tatmak test yapmak bedava,yan tarafta asmali konak var disardan birk ac fotograf cekiyorum, videoya kayit yapiyorum, maalesef o dvd de bozuk cikti yarim saatlik cekimlerim bosa gitti…Boylece bir aksam daha oluyor. Aksam semah gosterisi ve danslar varmis adam basi 25 ytl semah gosterisini kacirmak istemiyorum parasini oduyorum, birk ac saat sonra bizimkinin eli ayagi kesiliyor, rica edip parami geri aliyorum, en cok gormek istedigim seyi,de boylece kaciriyorum…..Bu arada bir yerde porselen atolyesine gidiyoruz.burdada once ikram sonra atolye gosterisi ve show odalari…. kizil irmagin kenarlarindan geciyoruz, kirmizi bir toprak cikariyorlar, tugla kiremit yapiliyormus, etrafta cok tugla harmanlari var..

..Yine sabah oldu yine otobusumuzdeyiz,Hasan dagina dogru yol aliyoruz, kizil manastiri gorerek ihlara vadisine geliyoruz, toplam uzunlugu 12 kilometre olan Melendiz cayinin yillar icinde asindirdigi bu vadide bulunan kiliseleri geziyoruz, hemen hemen 400 basamak kadar merdiven inip dere kenarindaki patika yollardan kiliseleri geziyoruz, cok guzel bir vadi inerken iyi oluyor ama geri yukari cikarken 4oo basamak da insanin nefesini kesiyor yani.,burdan selimiye koyundeki muhtesem peri bacalarini gordukten sonra geriye donusumuz basliyor. Aksaraya hareket ediyoruz burda oglen yemegi yiyoruz, daha sonra $erefli Koc Hisarda tuz golunde bir mola veriyoruz, gol uzerinde bir hayli yuruyoruz, kocaman bir gol, bir kac resim cekiyorum. Tuvalete girecegiz, adam kapilarina turnike koymus, once veriyorsun parayi sonra turnike aciliyor, ve yapiyorsun isi. Valla turkiyede tuvaletlere bir servet verdik sayilir, 50 kurus ile bir lira arasi degisiyor,….Aksamin gec saatlerinde Kadikoyde oluyoruz bu gezide boyle bitiyor.
Peri bacalari gercekten bir doga harikasi seyler, daglari ormanlari nehirleri her yerde gorebilirsiniz ama bu peri bacalarini dunyadaki hic bir ulkede goremezsiniz…Gittim gordum pisman olmadim memnun oldum, sevindim,… Bu doga harikasi yerleri gormek insallah bir gun sizlerede nasip olmasini diliyorum.

Okuyanlara tesekkurler.
Sir.altan
Mayis.2007

.....mayis ayinin sonunda 6 haftalik bir tatil icin hatunumla beraber turkiyeye tatile gidiyoruz,bulundugum yerlerde internet cafe bulursam arasira foruma ugrarim.kendime gore son turkiye tatilimi olacak zannediyorum,yaslandik gari uzun yollar cekilmiyor..forumla ilgisi alakasi bulunuz herkeslere eyu gunler.hosca kaliniz.